Tarikat ve cemaatlerin bağış yolsuzlukları

          Serkan Özçalık kardeşimiz, son günlerde yolsuzlıkları gün ışığına çıkan (Gayri müslümler sayesinde) Deniz feneri ile ilgili güzel bir bloğ hazırlamış.Paylaşak istedim.Kendisine emekleri için teşekkür ederim. Lütfen okuyunuz. Bet*Sa

İnsanımız; görmemek, anlamamak, bilmemek ve bilgi edinmemek için alenen savaş veriyor direniyor.
Tutturmuşlar bir “Deniz Feneri”dir gidiyor.
Deniz Feneri’nin; ne olduğunu, kimlerin organize ettiğini, milletin nasıl söğüşlendiğini, bu paraların kimlerin cebine aktığını, yıllardır kim anlatıyor?
Deniz Feneri ne ki? Denizde bir damla…
Tarikat ve cemaatlerin sayılamayacak kadar çok vakıflarına bağlı bir sürü yardım unsuru adı altında hortumcu dalavera mevcut.
Bu unsurlar; Batı Trakya ve Bosna’dan başlayarak, Çeçenistan’a, Gürcistan’a, Filistin’e, Afganistan’a bilmem nerelere kadar, sözde yardım adına uzanıyor. Dahası her deprem-tsunami ve benzeri doğal afette yine sözde insani yardım adına bağışlar toplanarak “lüp”letiliyor.
Hepsi bu mu? Hayır… Hiç bu kadarla yetinir mi bu Müslüman geçinen, Allah’tan korkmaz kuldan utanmazlar. 
İrili ufaklı bir alay iş yerinde sadaka kutuları mevcut. Bunlar tarikat ve cemaatlere bağlılığın simgesidir. Tarikat ve cemaatler tamamen Kürt yapıya sahip olduklarından, bu paraların bir kısmı cemaat içinde kalırken bir kısmı PKK’ya aktarılmakta. Türkiye’deki tüm tarikat ve cemaatler gerek Barzani ve gerekse Talabani ile dirsek temasındalar.
Bir örnek vereyim; Yıllar önce Barzani’nin desteğindeki PKK grubu, Türkiye’deki bölgesel çalışmalar için sınırı geçip, Türkiye’deki destekçileri ile buluşma noktasına giderken, askerimizin durumu fark etmesi üzerine çatışma çıkmıştı. Bu çatışma, PKK’lıların buluşma noktası olan söz konusu köye kadar ulaşır. Köyü saran askerimiz, PKK’lıların teslim olmasını ister. Köyden gelen cevap; “Burada PKK’lı yok…”
Bir tam gün bekleyen asker, bu kez köye girerek arama yapmaya kalkar. İşte tam bu noktada Tüm ülke gazetelerinde manşetler atılmaya başlamıştır: “Asker, doğuda masum köyleri ateşe veriyor” diye. İşte böyle… Sen, neyin ne olduğunu bilmeden kamuoyuna yalan yanlış bilgileri, eksik bilgileri aktarırsan PKK’nın ekmeğine böyle yağ sürersin. Vatan hainleri, bu vatanın düşmanları da böyle “mazlum” rollerini oynarlar. Keza; Burada askerin düşürüldüğü kötü durum…
Haber basına tarikat ve cemaatler kanalı ile iletildi. Yani burada da PKK’ya yataklık yapılmış oldu.
Şimdi anlatacağımı iyi dinleyin lütfen.
Eğer bir işyeriniz varsa yada çalışanı iseniz mutlaka rastlamış olmanız lazım.
Yaşlı, saçlı sakallı bir ihtiyar. Genellikle hep yorgundur bunlar (senaryo gereği, Allah için bir iş yapıyorlar ya… Çok koşturuyorlar…) ve bir yere girdiklerinde önce; “Bir bardak su” isterler.
Daha sonrası; Genellikle cami yaptırma diye başlayan, sonrasında kuran kursu, yetimlere yardım diye devam eden palavra…
Bu ihtiyarlar, her bölgede (bilhassa Ümraniye ve çevresi) özenle seçiliyor, kılık kıyafetleri özenle hazırlanıyor. Ellerinde (yasal olmayan) makbuzlarda mevcut. Bunlar, belli saatlerde belli yerlerde buluşurlar. Otobüsler bu adamları alır ve planlı olarak seçilmiş bölgelere götürürler. Bu tam bir organizasyondur. Bu işle ilgili olarak çalışan (sadece İstanbul’da) 1500’ün üzerinde bir insan unsuru var. Tarikat ve cemaatler birbirlerinden haberdar olduklarından burada bir karışıklık çıkmaz. Ayrıca zaten birde bölgesel olarak paylaşım söz konusudur.
İşte bu yaşlı adamlar, gün boyu o dükkan senin bu işyeri benim dolaşıp dururlar. Şimdi sıkı durun. Bu adamların, sadece bir tanesinin günde en az topladığı nakit; 1000 Ytl.
Bu arada gaza gelip, bilezik ve yüzük veren mi ararsın, çek, hisse senedi veren mi? Daha bir gaza gelip, arsa, yazlık ev verenlerde pek küçümsenmez.
Akşam olduğunda bu yaşlılar yine belli yerlerde toplanırlar ve geri dönüş başlar. Fakat, bu geri dönüşte farklılık, araçlarda toplanan avantaları – keriz paralarını (aynen kendileri böyle söylüyorlar) tahsil edecek yetkililer bulunmaktadır.
Her şey yazılır ve teslim edilir. Ay sonunda bir ihtiyar ne kadar toplamışsa, o paranın (tarikatlara göre değişiyor) % 10 – % 15 – % 20’sini alır.
Şimdi yine dikkat edin. Niye ay başında ödeme yapılıyor diyeceksiniz ya…
Paranın bankada 1 ayda faiz getirisini hesap ediyorlar… Yani ihtiyarın hakkını, 1 ay sonunda bankadaki artı gelirden ödemiş oluyorlar. “Faiz haramdır” diyen çakalları gördünüz mü?…
Perpa gibi, sanayiler gibi çoklu işyerlerine sahip alanlar, bunların en büyük av bölgeleri.

Şimdiden, Kurban Bayramı (yolsuzlukları-hırsızlıkları) planlanmaya başlandı bile.

Dün bir söyleşide; “Yok canım. Bu Deniz Feneri işi burada kalmaz. Kimse ört-bas edemez. Görürsünüz…” demişti bir dost.
Kendisine; “Mercümek konusunu hatırladın mı?” dedim.
Dostumuz cevap verdi; “Ha. Babana rahmet be kardeşim, çok sağol… Bak bütün millet ramazanda mercimek fiyatı artacak demişti. Arttı mı? Artmadı. Arttırmazlar…”
İşte, (Süleymen Mercümek)’i bile böyle yalayıp yuttururlar adama…
Dostça kalın.

Reklamlar

Atamıza saygı

Lütfen, buraya tıklayın > ve    http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=1428851087698359076&hl=en   okurken dinleyin.

          Alanıma, (alpay-1clk) arkadaşımız yorumda bulunmuş. Yazılan yorum içerigi çok hoşuma gitti ve siz değerli konuklarımla paylaşmak için yayımlıyorum. Umarım beğenirsiniz. (Okuma özürlüler…! Lütfen biraz gayretle okuyunuz)

           Geçen hafta, Güneydoğu’dan üst üste gelen şehit cenazeleri nedeniyle çok önemli bir haberi görmezden gelmek zorunda kaldık…
Haber özetle şöyleydi:
      “Japonya’nın Niigata kentinde meydana gelen depremde Atatürk heykeli yan yattı. Deprem ve kurtarma çalışmalarının paniğiyle heykel yatık vaziyette unutuldu. Japon gazetecileri bu yüzden Japon hükümetinin tutumunu eleştirirken, Japon gazetelerinde yer alan fotoğraflı ‘Atatürk heykeli unutuldu’ haberlerinde halkın da ‘Bu, Atatürk’e saygısızlık’ tepkisine yer verildi.
      Japonya’nın Ankara Büyükelçiliği de olaya ilişkin bir açıklama yaptı:
     ‘Niiagata Chuetsu depreminde, Atatürk heykeliyle kaidesini bağlayan civatalar hasar gördü. Heykelin o halde bırakılması durumunda düşüp kırılabileceği endişesiyle kaidesinden kaldırılarak yan yatırıldı. Atatürk Japonya’da çok sevilen, saygı duyulan bir liderdir ve kendisine ‘en ufak’ hakaret söz konusu olamaz.”
***
     Olur ya; deprem hali bu…
     Ama Japon basını bunu bile mesele yapıp, hükümetinden hesap soruyor!…
     Şimdi bizden bazı örnekler vereyim:
     22 Şubat 2005: Elindeki baltayla Kadıköy İskele Meydanı’ndaki Atatürk heykelinin sol bacağını kırmaya çalışan bir kişi yakalandı.

     7 Ağustos 2005: İstanbul Aksaray’da bulunan ve Ulu Önder Atatürk’ün talimatıyla 1930 yılında yapılan  Katip Çelebi İlköğretim  Okulu’nun bahçesindeki Atatürk büstü PKK’lı bölücülerin hedefi oldu! Tam 5 yıldır hava karardıktan sonra gelen saldırganlar Atatürk büstüne, “Sen kurdun biz yıkacağız” yazıp, kaçıyor.30 Eylül 2005: Kayseri’deki 4 ilköğretim okulundaki Türk bayrakları ile Atatürk büstlerine saldırıldı. Üzerleri boyanan büstlere terör örgütü lehine sloganlar yazıldı.16 Mayıs 2006: Üç kişi, Aksaray’daki Cumhuriyet İlköğretim Okulu’nun bahçesindeki Atatürk büstüne yemek artıkları döktükleri için gözaltına alındı.14 Eylül 2006: Edirne’nin Havsa ilçesindeki Şehit Öğretmen Mehmet Birol Lisesi’ndeki Atatürk büstüne boya kimliği belirsiz kişiler tarafından boyayla sakal bıyık yapıldı.8 Nisan 2007: İzmir’deki Kaynak Parkı’n bulunan Atatürk heykeli, balyozlu saldırıya uğradı.16 Eylül 2007: Adana’daki Emine Sapmaz İlköğretim Okulu’ndaki Atatürk Büstü boyalı ve küfürlü saldırıya uğradı.
***
Sanırım bu kadar örnek yeter…
Ama siz daha fazlasını merak ediyorsanız, “google”a girip, “Atatürk büstüne saldırı” yazın… Sadece interneti yaygın olarak kullanmaya başladığımız son 12 yılda tam 1.030 değişik saldırı örneği olduğunu göreceksiniz…
Şimdi sormak gerekiyor: Atatürk, bir depremde, heykeli yan yattı diye birbirine giren Japonya’nın mı önderi; yoksa cumhuriyetin kuruluşundan bu yana heykellerinin kırıldığı, büstlerinin tahrip edildiği Türkiye’nin mi? Japon dostlarımız üzülmesinler:
Onlar Mustafa Kemal Atatürk’ün değerini bizden çok daha iyi biliyorlar…

                                             alpay-1clk  Arkadaşımıza teşekkürler.